Adam Kayalar

29 Eylül 2024

Bugün Adana Galeria önünden bir servis aracı ile birlikte Mersin Uzuncaburç’a doğru yola koyulduk. Mersin’in Silifke ilçesine bağlı ve Mersin’e 70 km uzaklıkta mutlaka görülmesi gereken tarihi bir yer. Buraya giriş ücretli. Müze kartınız ya da öğretmen kartını varsa ücretsiz girebilirsiniz. Sizi ilk önce iki musluklu bir çeşme ve arkasında taş yapı bir bina karşılayacak. Bu çeşmenin karşısında bir cami bulunmakta. Çeşmeyi sırtınızı döndüğünüzde sağ tarafa doğru yol alın. İki sütun önde üç sütun hemen arkasında olan tarihi bir kalıntı göreceksiniz. Burası Olba Krallığından kalma bir ibadet yeri yani tapınak. Bahsettiğim sütunların sağından ilerleyin karşınıza sol tarafta sütunlar belirecek. Saymadım ama tahminimce kırka yakın sütun var. Burada çok güzel fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Burayı gezdikten sonra kapıdan dışarı çıkın ve geldiğiniz yerin aksine devam edin. Sağ tarafınızda üzüm bahçeleri göreceksiniz. Karşınızda beş tane sütun çıkacak. Bu beş sütunun üstünde yekpare bir taş bulunmakta. Ve bu bahsettiğim sütunların arkasında arkeolojik kazı alanı ve giriş yasak. Buradan da çıktıktan sonra biraz geriye doğru hareket edin ve sol taraftaki toprak yola girin. Sizi üç girişli devasa bir kemerli yapı karşılayacak. Buraları gezerken sanki karşımda Roma askerleri çıkacak gibiydi. Buraları gezerken zaman makinesine ihtiyaç duymadan geçmişe yolculuk ettim.

Uzuncaburç’tan sonra Mersin’in Erdemli ilçesine Kanlıdivane denilen tarihi yeri görmek için hareket ettik. Buraya da girmek ücretli müze kartınız varsa ya da öğretmen kimliğiniz bulunuyorsa ücretsiz girebilirsiniz. Küp taşlarla döşenmiş yollardan yürüyerek büyük bir obruğun oraya geldik. Gezi grubumuzda bulunan bir hemşirenin anlattığına göre suçluları obruğun içinde bulunan vahşi hayvanların içine atıyorlarmış. Kanlı denilmesinin nedeni ise kırmızı toprağın yağmur yağdığında kan gibi görünmesinden. Aşiretler burada divan toplantısı yaptığı için divan denilmiş. Böylelikle burası günümüzde Kanlıdivane olarak anılmıştır. Buradaki yapılar Genç Antik Dönem ve Roma Devrinden kalmadır.

Burada gezerken gözüme cumhuriyet devrinde ölenlerin gömüldüğü mezarlar dikkatimi çekti. Demek ki burası turizme kazandırılmadan önce yerleşim alanı olarak kullanılmış.  

Burada dört beş tane kilise kalıntısı görülmektedir. Bu kilise kalıntılarının varlığı nüfusun çokluğundan değil ekonomik refahın göstergesinden kaynaklanmaktadır. Kilise binaları yıkık dökük halde. Ama yine de görülmeğe değer.

Şunu söylemekte fayda var eylül ayını bu coğrafyada sonbahar zannetmeyin çünkü çok sıcak. Yanınıza bir sırt çantası alın. Sırt çantasında yedek kıyafet ve bol miktarda su bulunsun.

Zeytinlerin sıkıldığı bir alana geldik. Burada ağaç bir direk bulunmakta. Direğin etrafında Kapadokya bölgesinde bulunan yeraltı şehirlerindeki kilit taşına benzeyen bir taş bulunuyor. Bu taş sayesinde zeytinin yağını çıkartıyorlar. Ayrıca bu bahsettiğim değirmenin hemen arkasında iki göz oda bulunmakta.

Zeytin sıkılan değirmenden sonra Aba’nın Anıt Mezarına uğradık. Mezarın şekli bir tapınağı andırmakta. Aba isimli bir kadın bu mezarı kendisi ve kocası için yaptırmış. Yaptırırken de mezara not düşmüş: bu mezara kendisi ve kocası dışında biri gömülürse Yeraltı tanrılarına karşı günah işleyeceğini söyleyerek onları lanetlemiştir.       

Kanlıdivaneyi gezdikten sonra Kız Kalesinin yakınında bulunan ve Erdemli ilçesine bağlı Adamkayalar’a doğru hareket ettik. Adamkayalar’ın olduğu yere toprak bir yoldan geldik. Bahsettiğim yeri görebilmek için ağacın birine urgan bağladık. Urgan yardımıyla kayalara oyulmuş basamaklar sayesinde aşağı indik. Basamaklardan indikten sonra çalılar arasından biraz daha aşağı indik. Sağ tarafa doğru hareket ettik. Buraya bilen birileriyle gelmek size oldukça fayda sağlayacak. Çünkü ben Adamkayaları’n olduğu yeri gösteren bir ok işareti görmedim. Lütfen kayalara dikkatli bakarak gidin ve kayalara yakın yürüyün çünkü önünüz uçurum. İlk başta sağ tarafınızda kayalara oyulmuş iki tane insan kabartması göreceksiniz. Daha sonra ise altı tane insan kabartması göreceksiniz. Burayı gördükten sonra mağarayı andıran bir oyuk karşınıza çıkacak. O oyuk içerisinde birkaç basamağı geçmeyen kaya duvarına oyulmuş bir merdiven göreceksiniz. O merdivenin yanında ise  bir tane insan kabartmasına şahit olacaksınız. Daha bitmedi karşınızda bulunan ağaçları geçerek bu sefer üç tane insan kabartması göreceksiniz. Beni en çok etkileyen ve en çok düşündüren bu kabartmalar olmuştur. Çünkü sonda bulunan kabartmanın altı uçurum oraya nasıl çıktılar ve kayayı nasıl oyup o insan figürünü oraya işlediler. Burada fotoğraf çekmeye doyamadım önüm uçurum arkam ise kabartma muhteşem ötesi bir yer. Ne kadar doğru bilmiyorum ama burası dünyanın sekizinci harikası kabul ediliyormuş.

Buralar ile ilgili anlatacaklarım bu kadar görmeniz dileğiyle.

İlgili Bloglar

Erzin

Erzin

erzin isos antik kenti
Arrow
Postallı Köyü

Postallı Köyü

postallı barastal
Arrow