Hoşkadem Cami ve Dikilitaş Köyü

19 Temmuz 2025

Bugün eşimle birlikte tarihi bir öneme sahip olan Kozan’da bulunan Hoşkadem Caminin yolunu tuttuk. Ama navigasyona Hoşkadem Cami yazarsanız sonuç alamazsınız. Onun yerine Büyük Cami yazarsanız caminin önüne kadar gelebilirsiniz.

Sarıçam üzerinden hareketle Kozan’a vardık. Benim Kozan’a bu ikinci gelişim oldu. Camiye giderken yolumuz üzerinde yani ilçe içerisinde bir taş köprü gördük. Köprünün restorasyon gördüğü çok belli. Köprünün üst tarafında Karayolları tarafından dikilmiş bir kitabe bulunuyor. Türkiye’de köprüler nerede olursa olsun ve ne zaman yapılmışsa yapılsın hepsi Karayolları sorumluluğu altında. Çevrenizde yıkılmak üzere, kaderine terkedilmiş olan köprüler varsa CİMER üzerinden Karayollarına ulaşıp restorasyonunu yaptırabilirsiniz.

Caminin batı kapısına geldik. Avluda kitabesinde isim yazmayan bir adet mezar bulunuyor. Avluda iki metre uzunluğunda bir sütun taşı bulunuyor. Bu taşı ilk gördüğümde sadaka taşı zannettim ama sadaka taşları biraz daha kısa olur. Caminin duvarlarına baktığımda bir tane devşirme taş gördüm. Taş sanki gökkuşağı kabartmasından sökülmüş de buraya getirilmiş gibi. Batı yönünde bulunan ahşap kapı geometrik desenlerle süslenmiş. Kapıdan içeri girdiğimizde ise bizi manevi bir hava karşıladı. Camiden içeri girdiğimizde ilk önce asma kata çıktık. Burada da devşirme taşlar bulunuyor. Asma kattaki pencereler duvarın kalınlığından dolayı derinlik içinde yapılmış.

Asma kattan indikten sonra caminin iç kısmını incelemeye başladık. İnsanı bilinmeyen bir zamanın bilinmeyen bir diyarına götürüyor. Caminin iç kısmından kubbeye baktığınızda dört yöne bakan toplam dört adet pencere görürsünüz. Bir ana kubbe ve bir de küçük kubbe bulunuyor. Ana kubbeye baktığınızda birbirine geçmiş kemerli yapıyı görürsünüz. Açıkçası muhteşem bir mimari.

Cami dört adet fil ayağı dediğimiz kalın sütun ve sekiz tane ince sütun üzerine kurulmuş. Doğu yönünde bulunan pencereler bir insan boyunda. Doğu kapısının yanında ise minareye çıkılan kapı bulunuyor. Minare kapısı üzerinde dolunaya benzeyen desenler bulunuyor. Caminin içinde caminin İmamhatibi Abdurrahman Yılmaz tarafından yazılmış bir şiir de bulunmakta. Caminin dış kısmında doğu tarafında merdivenle çıktık. Burada mihrap bulunuyor. Mihrabın üstünde Arap rakamlarıyla 1308-1309 tarihleri yazıyor. Bu tarihleri miladiye çevirdiğimizde karşımıza 1890-1891 tarihleri çıkıyor. Dolayısıyla bu mihrap Osmanlı zamanında yapılmış. Minarenin şerefesinin alt tarafına baktığınızda süslemeler görürsünüz. Cami tek minareli yapılmıştır.

Caminin ana kapısı üzerinde kitabesi bulunuyor. Kitabede yazanlara göre camiyi yaptıran Türk Memlüklü Devleti Hükümdarı Es Sultan El Meliki Zahir Seyfüddin Çakmak ümerasından Emir Abdullah Hoşkadem tarafından 1448 yılında yaptırılmıştır.

Adana, Tarsus çevresini gezecek olursanız Memlüklü yapısı camiler görebilirsiniz.

Camiyi gezerken boş bir fırının üstünde: “BU FIRINDA YAKILAN TÜRKLERİN ANISINA” yazıyordu. Fırın üstünde yazan yazıya göre Kamovar Ermenileri, Türkleri bu fırında yakmışlar. Kozan geçmiş yüzyılda Ermenilerden çok zulüm görmüş bir ilçe. Allah bir daha yaşatmasın.

Fırının yanından aşağı doğru indiğinizde tarihi konakları görürsünüz. Tarihi konakları kale manzarası ile fotoğraf çekebilirsiniz.

Camiyi ve çevresini inceledikten sonra evin yolunu tuttuk. Yolda giderken tabelalara bakarken Dikilitaş köyü dikkatimi çekti. Köyün tarihi bir yapı olduğunu düşünüp yolumuzu Dikilitaş’a çevirdik. Kozan’dan Sarıçam’a giderken sağa giriyorsunuz. Yine sağ tarafta bulunan köprü üzerinden giderseniz köye çabuk varırsınız. Diğer yoldan gidecek olursanız navigasyon sizi mısır tarlalarının içine götürür.

Köye geldiğimizde köyün meydanında bizi dikili bir taş karşıladı. Tahmin ettiğim gibi köy tarihi geçmişi olan bir yer. Dikili taşın hemen yanında bir kahvehane bulunuyor. Kahvehanede oturanlara taşın tarihi bir öneminin olup olmadığını sordum. Kahvehaneden biri “Karttıraş isminde bir adam Anavarza’ya sırtında bu taşı taşırken oğlunun ölüm haberini alıyor ve sırtından taşı atıyor ve şunları söylüyor:

Adım Karttıraş

Yaşadım bin beş yüz yaş

Oğlum Hamtıraş yaşadı beş yüz yaş

Koymazdım taş üstüne taş.”

Bunları söyleyen kişiye ismini sorduğumda ismini vermek istemedi.

Yolumuz üzerinde Ufacıkören köyü tabelası bulunuyordu. Köy isimlerinde ören kelimesi bulunuyorsa büyük olasılıkla köy tarihi bir geçmişe sahiptir. Ama hava kararmak üzere olduğu için Ufacıkören’e girmekten vazgeçtik.  

İlgili Bloglar

Kozan Andıl Kalesi

Kozan Andıl Kalesi

kozan andıl
Arrow
MAZILIK KİLİSESİ

MAZILIK KİLİSESİ

MAZILIK
Arrow