
5 Temmuz 2025
Eşimle birlikte bir anda karar kılıp Karaisalı tarafına doğru gitmek istedik. Navigasyona Kabaklık Kamp Alanı yazıp yola koyulduk. Navigasyonla gitmek zevkli oluyor çünkü sizi farklı yollardan götürüyor böylelikle güzel manzaralarla karşılaşmış oluyorsunuz. Yeni Stadyumun oradan sağa sola sapmadan direk yoldan devam ettik. Sonra ıssız ve dar bir yola girdik. Villaların arasından hayvan barınağının yanından geçtik. Yol üstünde bulunan kaktüsler ve kaktüslerin üzerinde bulunan çocuk incirler bizi selamlıyordu. Karaisalı’ya yaklaştıkça karşımızda beliren yüce dağlar şefkatli bir dede gibi bize bakıyordu. Hatta bir ara Kapıkaya Kanyonunu belli belirsiz görür gibi olduk. Kabaklık Kamp Alanına gelmiştik. Burası Körkün Çayı üzerinde kurulmuş bir tesis. Burada kısa bir mola verdikten sonra Kızıldağ yaylasında bulunan Ramazanoğullarından kalma camiye gitmeye karar verdik. Bu caminin yerini navigasyonda bulamadık. Navigasyona Kızıldağ Yaylası yazıp hareket ettik. Karaisalı merkezine varmadan karşımıza Kızıldağ’ın tabelası çıktı. Tabelanın gösterdiği yöne doğru hareket ettik. Yol üstünde orta yaşlarda birini gördük. Bu sıcakta beklemesin diye adamı arabaya aldık. Adamdan izin alarak kendisini ses kaydı yapmak istediğimi söyledim:
Yol boyu sağımız solumuz ardıç ve çam ağaçlarının oluşturduğu ormanlar bulunuyordu. Sanki bir yandan devler bir yandan da cüceler çıkacak gibi bir masal havası vardı. Ama Ahmet Cevdet Bey olmasa bu camiyi bulmamız çok zamanımızı alırdı. Çünkü bir sürü cami bulunuyordu ve hepsinin mimarisi birbirine çok benziyordu. Bu camilerde özellikle minareler dikkatimi çekti. Çünkü minareler genel itibariyle sacdan yapılmıştı. Tarihi Ramazanoğlu Caminin yanına geldik. Caminin yanında tahtalardan yapılmış çadırı andıran bir yapı bulunuyordu. Orası geçmiş dönemlerde adliye binası olarak kullanılmış. Caminin avlusuna girdiğimizde asırlık çınar ağaçları bizi bekliyordu. Ağaçların mübarek görüntüsü içimize huzur dolduruyordu. Caminin içine girdik. Ahmet Cevdet Bey cami içerisinde yaşanmış bir hikâye anlattı. Yıllar önce bir kış günü bilinmeyen bir nedenden dolayı üç genç camide kalmaya karar vermişler. Ve burada üç gencin cesedi bulunmuş. Gençler tırnaklarıyla caminin iç duvarlarına “biz burada herhangi bir saldırıya uğramadık. Ölürsek soğuktan donarak ölürüz” yazmışlar. Daha sonra bu yazıların üstü boya ile kapanmış.

Fotoğraf 32 Kızıldağ Merkez Cami
Caminin iç kısmı koyu bir renkle boyandığı için loş bir havası var. Caminin tavanı ahşap kaplı. Ve avizelerin olduğu yer çiçek deseni var. Ahşapların üstünde ters lale çiçekleri işlenmiş. Caminin minaresi ahşaptan yapılmış. Uzaktan baktığınızda renginden dolayı demir zannedebilirsiniz. Caminin arkasında ise mezarlık bulunuyor. Mezarlık tarihi ama mezar taşları üzerinde herhangi bir yazı bulunmuyor.
Kızıldağ Yaylası Karaisalı’ya bağlı ama yaz aylarında nüfusu 60 bini geçebilen bir yerleşim alanı. Buranın rakımı 1300’ü geçiyor.