Soğanlı Tarihi Yerleri

30 Haziran 2025

Bugün daha önce gezme fırsatı bulduğum Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesine bağlı Soğanlı mahallesindeki eski yerleşim alanını eşimle birlikte ziyaret ettik. Bor, Niğde, Yeşil Gölcük’ten geçerek Orhanlı beldesine geldik. Orhanlı içerisinden ilerleyerek toprak yola çıktık. Yolu bildiğimden değil navigasyona uyduğum için bu yolu kullandım. Orhanlı’ya bağlı toprak yoldan ilerlerken sağlı sollu kaya mezarları gördük. Toprak yoldan çıktıktan sonra Soğanlı’ya girdik. Tabanı taşlarla döşeli bir yoldan aşağı doğru inmeye başladık. Burada oldukça yavaş olmak gerekiyor çünkü muhteşem bir manzarayı kaçırabilirsiniz. Yokuştan indikten sonra düz bir yol çıktık. Yolun kenarında bir kaç metre uzunluğunda ejderha heykeli bulunuyor. Tabi bu heykel tarihi eser değil yeni yapılmış. Gezmeye nereden başlayacağımız konusunda kararsız kaldık. İlk olarak Kubbeli Kiliseye mi yoksa Tokalı Kiliseye mi gitsek derken. Güzelöz istikametinde bulunan Tokalı kiliseye uğradık. Tokalı Kilise peribacalarına oyulmuş bir yapı içerisinde bulunuyor. Tokalı kilise biraz yüksekte ve merdivenleri de kayalara oyulmuş durumda. Tabi zaman içerisinde iklim olaylarının etkisiyle de kayalara oyulmuş merdiven basamakları erimiş durumda. Kiliseye tahta bir kapıdan giriyorsunuz. Girerken sağ tarafta tam kapının arkasında kalacak şekilde bir oda bulunuyor. Odanın giriş kapısında sağlı sollu olmak üzere freskler bulunuyor ama freskler oldukça yıpranmış durumda. Tokalı Kilisenin girişinde mezar çukurları bulunuyor. Birçoğu çocuk mezarı. Tokalı kiliseden çıktıktan sonra etrafta yine peri bacalarına oyulmuş yerler bulunuyor. Buraları detaylı gezmek istiyorsanız sabah ezanından başlamak gerek. Tokalı Kilisesine çıkmak kısmen kolay olsa da inmek zorlayıcı. Düşmemek için oturarak indik.

Tokalı Kiliseden çıktıktan sonra Karabaş kilisesinin yolunu tuttuk. Karabaş kilisesinin ilk katı dört odadan oluşmaktadır. Kilisenin duvarları fresklerle kaplı. Hz. İsa’nın doğumu, vaftiz edilişi, havlu ile kurulanması, çobanlık yapması ve çarmıha gerilişi anlatılmaktadır. Bir insan çarmıhta nasıl ölür? Çoğunuzun aklına açlıktan ya da ellerine çakılan çivilerden dolayı kan kanamasından geliyor. Hayır, öyle değil aslında insanı çarmıha germeden önce kollarını kırıyorlar, kolları kırılan insan çarmıhta göğüs kafesini taşıyamıyor ve nefessizlikten ölüyor. Eğer çarmıhtaki kişi bacaklarından güç olursa bu sefer bacak kemiklerini kırıyorlar. Ayrıca Bizans İmparatorluğunda belli dönem fresk yapımı yasaklanmıştır. 10. Yüzyılda Bizans İmparatorluğunda fresk yapımı serbest bırakılmıştır.

Bu arada Kubbeli Kilise, Karabaş Kilisesinin karşısında bulunmaktadır. Kubbeli Kilise ile Karabaş Kilisesinin arasında ise bir dere akmakta.

Karabaş Kilisesinden sonra yolda ilerlerken Yılanlı Kiliseye denk geldik. Bu kilisede fresklere denk gelmedik. Bu kilisenin içerisinde bir tünel bulunmakta. Tünelin içine eğilerek giriliyor. Biraz yürüdükten sonra bir oda karşınıza çıkıyor. Burada eğilmeye gerek yok çünkü tavanı yüksek. Hatta burada kocaman bir kilit taşı bulunuyor. Tünel devam ediyor ama tünelin devamı bize neyi göstereceğini bilmediğimiz için tünele devam edemedik. Bu kilisenin bazı yerlerinde şarap yapımı için yerler bulunuyor. Buradan çıktıktan sonra yerleri taşlarla döşeli yoldan karşı tarafa geçip Kubbeli Kilisenin yolunu tuttuk. Yolumuz üzerinde peri bacalarına oyulmuş geçmiş zamanlara ait yerleşim alanları bulunuyor. Aşağı tarafta da ekim yapılmış. Yürürken civanperçemi otuyla karşılaştık. Yeri gelmişken bu ot oldukça faydalı.

Kubbeli Kilisenin yanına geldik. Restorasyona alındığı için bu kiliseye giremedik. Daha önce geldiğimde ziyarete açıktı. Kubbeli Kilise tek bir kayaya oyulmuş muhteşem bir yapı.

Kubbeli kiliseden sonra hemen yanında bulunan Saklı Kiliseye girdik. Saklı Kilisenin alt katında sütunları olan bir oda bulunuyor. Bunun da içinde bir tünel bulunmakta. Tünele girmek için eğilmek gerekiyor ama tehlikeli olabileceği için girme isteğinde bulunmadık.

Soğanlı bir günde bitebileceğe benzemiyor.     

Soğanlı’dan sonra yolumuz üzerinde bulunan yine Yeşilhisar’a bağlı olan Güzelöz’e geldik. Buranın içinde bir kilise bulunuyor. Kilise yıkık dökük ve içi kötü bir halde. Kilisenin yakınlarında köşk minareli bir cami bulunmakta. Caminin minaresini görünce beylikler dönemi zannettim ama cumhuriyet dönemi olduğunu kapısında yazan tarihten anladım. Güzelöz’ün içindeki taş evlerde muhteşem olmakla birlikte cumhuriyet dönemine ait. Güzelöz’ün çıkışında da bir kilise bulunuyor ama kiliseye sonradan parmaklıklı kapı yapıldığı için girilmesi mümkün değil.

Güzelöz’den sonra Nevşehir ili Derinkuyu ilçesi Til köyüne geldik. Köyün girişinde Anadolu Selçuklu Devleti zamanından kalma bir kervansaray bulunuyor. O zamandan bu zamana yeterince korunamamış. Üstünü ot kaplamış. İçinde ise hayvan kemikleri bulunmakta.

İlgili Bloglar

Kozan Andıl Kalesi

Kozan Andıl Kalesi

kozan andıl
Arrow
MAZILIK KİLİSESİ

MAZILIK KİLİSESİ

MAZILIK
Arrow